Dolar : Alış : 5.9944 / Satış : 6.0052
Euro : Alış : 6.8267 / Satış : 6.8390
HAVA DURUMU
hava durumu

istanbul33°CParçalı Bulutlu

- Hoşgeldiniz - Sitemizde 10 Kategoride 572 İçerik Bulunuyor.

SON DAKİKA

SU SAVAŞLARI VE TÜRKİYE

09 Haziran 2018 - 170 kez okunmuş
Ana Sayfa » Gündem»SU SAVAŞLARI VE TÜRKİYE
SU  SAVAŞLARI  VE  TÜRKİYE Su, insanlık medeniyetinin bir harcı, bir mayası olmuştur. İnsanlar, suların etrafında kümelenip toplulukları, şehirleri ve medeniyetleri imar ettiler toprakla suyu yoğurarak. Su, insanlık tarihi boyunca hayat damarı oldu. Tarihin devamının sağlanmasına vesile oldu ve bu gün su, artık kesin bir savaş aracı haline geliyor. Tarihi kayıtlara göre su ve medeniyet çıkan ilk savaş günümüzden 4500 yıl önce Fırat ve Dicle havzasının güneyindeki Lagaş ve Umma şehir devletleri arasında yaşanmıştı. Ardından da tarih boyunca sürdü. Son yüzyılda ise 1967 Arap İsrail savaşları, 1970 Ürdün iç savaşı, 1978 de Lübnanın işgali ve bir boyutuyla PKK su nedeniyle çıkan savaşlar olarak hemen yanı başımızda meydana geldi. Petrol ve su bölge için her zaman belirleyici iki unsur oldu. Fakat su sorunu Türkiye açısından da kritik günlere gebe. Çünkü dünya ciddi bir susuzluk tehdidi altında BM. nin su raporuna göre 2005 yılı kuraklık için bir yıl dönümü. Bu tarih hayli kritik. BM bu tarih için tahminde bulunuyor ama 2025 için kesin konuşuyor. Büyük kuraklık kapıda. Hatta raporlardaki projeksiyonlardan birisi de 2010 yılında su kaynaklı bir savaşın kesin görülmesi. Aslında su savaşları kavramını ilk kez 1991 ' de Foreign Policy dergisine yazdığı yazıyla Joyce Starr kullandı . " Ortadoğu ' da su krizi , hiçbir ülke ya da uluslararası kuruluşun kabul etmeye hazır olmadığı stratejik bir yönetimdir " diyen Starr'a göre ABD istihbarat raporlarına konu olmuş çoğu Ortadoğu' da bulunan 10 noktada su kaynaklı savaşlar çıkabilir . Gerçi Irak operasyonu petrol nedeniyle çıktı ancak bu ileride su kaynaklı bir savaş çıkmayacağı anlamına gelmiyor . Çünkü ABD yeni stratejisinin ana temellerini dünya enerji kaynaklarını kontrol etmek üzerine kurmuş durumda ve su Ortadoğu için herşey demek ABD ' nin Irak ' ta kuracağı rejimin öncelikleri arasında mutlaka su sorunları ilk sıralarda kendine yer buacak . Türkiye ' de bir çok uzman , su savaşına ihtimal vermiyorlar ancak olmayacağını da kimse garanti etmiyor . Prof . Dr . Ali . İhsan Bağış , Ortadoğu ' da bir su savaşının çıkması veya Türkiye ' den daha fazla su talebinin neden olacağı sorunların tamamıyla Amerika ' nın bölge için geliştireceği politikalara bağlı olduğunu belirtiyor . DSİ Genel Müdürü ve Türkiye ' nin su planlaması konusunda yüz akı olan Prof . Dr . Veysel Eroğlu ise sahip olunan su kaynaklarının bir gerilim ocakları olmadığını bilakis Ortadoğu ' da barışa hizmet edebileceğini düşünüyor . " Biz adil ve paylaşımcı olmaktan yanayız " diyor . Ama genel kanı artan kuraklıkla birlikte Amerika ' nın bölge için belirleyici politikalar nedeniyle Türkiye ' nin önümüzdeki dönemde su konusunda çok başının ağrıyacağı kesin . Başka bir su bilimcisi ve stratejisti olan Prof . Zekai Şen ise XXI . yüzyılın ilk çevresinde barut ile suyun buluşmasına ( savaş ) dikkat çekiyor . " Batılı güçler su için sınırları bile değiştirebilirler . BM nin Su  Raporu , Birleşmiş Milletler tarafından kaleme alınan " Gelecek için Tatlı su 2003 Raporuna göre 25 yıl su açısından oldukça sıkıntılı ve sarsıntılı geçecek . Önlem alınmadığı taktirde bu yüzyılın ortalarında dünya nüfusunun yarısı kronik su sıkıntısı çekecek . Halen 1 milyar kişi su sıkıntısı çekiyor . Bu rakam 2025 yılında 3.5 milyara , yani dünya nüfusunun yarısına çıkacak . Bu da suyun yakın gelecekteki en büyük tartışma konularından birisi olacağını gösteriyor . 2005 , 2025 ve 2040 yıllarında büyük kuraklıklar bekleniyor. Su gerilimi dünyanın bir çok yerinde ülkelerin başını ağrıtıyor . Fas , Katar , Ürdün , Yemen , Umman , Libya , Kuveyt listenin ilk sırasında yer alırken Arjantin , Cezayir , Hollanda , Moğolistan , Özbekistan ve Türkmenistan su gerilimini hisseden ülkeler olarak sıralanıyor . Her ne kadar toplamda listelerde yer almasada Çin gelecekte su sıkıntısını ciddi anlamda ensesinde hissedecek çin'in en büyük nehirlerinden olan sarı ırmak yanlış sulama nedeniyle yer yer kuruyor. Nil Ganj, Colorado gibi dev nehirler bile kurak yaz aylarında zaman zaman denizlere ulaşmıyor. Orta ve Batı Afrikada 20 milyon insan su için Çad gölüne bağımlı. Ancak söz konusu gçl son 36 yılda yüzde 95 kurudu. İranda kırsal kesimde yaşayan halkın yüzde 60 ı su sıkıntısı nedeniyle büyükşehirlere taşına bilir. Dünyanın dördüncü büyük gölü olan Ardal Denizi yarı yarıya küçüldü,su seviyesi 16 metre azaldı. Mexico City kenti yer altı sularının yer yer 20 metre çekilmesi nedeniyle bazı bölgelerde çökme sorunu yaşıyor. Mısır, Nil Nehri üzerinde herhangi bir tehlike belirmesi halinde parlamentoya bile danışmadan savaş acma yetksini orduya tanıdı. Açık kaynakları irdelediğinizde su savaşları ile ilgili bir çok çalışmaya rastlarsınız. Bugünlerde Birleşmiş Milletler’de (BM) dünya iklimi konuşuluyor ama duyan var mı.Şu verilere bir bakalım; Dünyadaki toplam su miktarının %97si tuzlu su, %3’ü tatlı su'dur.Tatlı suyun sadece %1’i Türkiye, Ortadoğu ve Yakındoğu da bulunuyor.Dünya yaratıldığından bu yana, su kaynaklarında bir artış olmadığı gibi, aksine artan nüfus, global erozyon, şehirlere olan göç, sanayileşme, küresel ısınma ve kaynakların dünyada farklı dağılımı yüzünden, suya olan ihtiyaç giderek hızlı bir şekilde artıyor.En acısı da, dünyada her yıl 25 milyon insan su sıkıntısından ölüyor. BM raporlarına göre. Türkiye'de kurak geçen kış mevsinin ardından beliren su sıkıntısı dünyayı da tehdit eder duruma geldi. Mevsim normallerinin üstünde uzun süre devam eden sıcaklıklar, barajlardaki su oranlarının azalması küresel ısınma ve su kıtlığı tartışmalarını tekrar alevlendirdi. Son olarak Brezilya'da suyun karneye bağlanması ABD'nin çatı istihbarat örgütü Ulusal İstihbarat Ofisi'nin geçen yıl yayınladığı küresel su güvenliği raporunu hatırlattı. Bu rapor 2020'den sonra yaşanacak su kıtlığının olası savaş senaryolarını doğurabileceğini işaret ediyor. Brezilya'nın yaşadığı sıkıntı da bu tehlikeyi gözler önüne seriyor. Ülkedeki kullanılabilir su miktarı son 20 yılın en düşük seviyesine gerilerken hükümet bir dizi önlem paketini yürürlüğe soktu. Ülkeyi vuran kuraklık nedeniyle 100'den fazla kentte su karneye bağlanıyor. 11 eyalet ve 142 kentte yaşayan yaklaşık 6 milyon kişinin su kullanımı sınırlandırılıyor. Su Milli servettir. Tasarruflu kullanalım. Gelecek Nesillerimiz için Farkında olalım. Kaynak : İsmail ÇORBACI -Burak İĞLİKÇİ.

YORUMLAR

İsminiz

 

E-Posta Adresiniz

Yorumunuz

İlgili Terimler :
Gizli Ekran